"İnsan Neyle Yaşar?"
- Maya Usta
- 15 Tem
- 2 dakikada okunur
Bundan beş sene önce Rus edebiyatının insanlığa armağanı Lev Nikolayeviç Tolstoy, insanın birbirine acımasızca zulm ettiği dünyada ‘sevgi’ kavramını ortaya atmıştır. Her ne kadar bu sevgi dünyevî olmasa da insanın inancı olmadan evrendeki yerinin tanımlanamayacağını savunmuştur. Varlık felsefesini ‘inanç’ kavramıyla cevaplandıran Tolstoy, insanla ilgili üç temel soru sorduğu İnsan Neyle Yaşar adlı eserinde cevapları Yuhanna’da aramıştır ki eserinde bolca dinî alıntılara yer vermiştir. İnsanın varlığını sorgulayan eserinde Yuhanna’dan alıntılara yer vermesi kitabı daha okumadan Tolstoy’un felsefî sorularına din üzerinden cevap vereceğinin en büyük kanıtıdır.
Peki, Tolstoy’un kendine ve okuyucularına sorduğu üç soru nedir?
“İnsanda ne var?”
“İnsana ne verilmemiştir?”
“İnsan neyle yaşar?”
Tolstoy “İnsanda ne var?” sorusunu tek bir kelimeyle yanıtlar: “sevgi”. Belki de ilk sorusunun cevabının sevgi olmasının İncil’in ilk emrinin “Sev!” olmasıyla bir bağlantısı vardır. İnsanın varlığını Tanrı ve Hristiyanlık inancıyla kanıtlayan Tolstoy, kimseye sevgiyi dayatmayı amaçlamasa da insanlığın sevme duygusundan asla vazgeçmemesi gerektiğini çünkü ne olursa olsun sevgiyle var olacağını göstermek ister. Bazılarına sevgi çok basit elde edilen bir şey gibi gelse de sevilmek, sevmek kadar önemlidir. Eğer başkalarına ilgi göstermeyip sadece gelen sevgiden besleniyorsa insan, Tolstoy’un sevgi anlayışına karşıdır. Yuhanna’dan yaptığı “Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez.” alıntısıyla insanları bir nevi dünyada gösterdikleri sevginin Tanrı sevgisine yansıdığını vurgulamak ister. Dine ve felsefeye oldukça önem atfedilen 19. yüzyılda, Tolstoy’un Tanrı’yı sevenin insanları da sevmeye davet ettiği oldukça açıktır. İkinci sorusu “İnsana ne verilmemiştir?” ise ölümün her zaman kapıda olduğunu hatırlatmak için kullandığı bir araç niteliğindedir. Bunu hikâyesinde zengin bir adamın gün batmadan ölmesine rağmen-adam ölümünden tabii ki habersizdir-bir yıl boyunca yırtılmadan kullanabileceği bir ayakkabı yapılmasını istemesi üzerinden anlatır. İnsanların gelecek hakkındaki planlarının anlamsızlığını eleştirerek neye ihtiyaçları olduklarını bilmeden plan yaptıklarına dikkat çeker. Soruya “İnsana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemişti.” cevabını vermesiyle de dünyadaki maddi isteklerin bir ihtiyaç olmadığını da vurgular. Öyleyse insanın neye ihtiyacı vardır? Tolstoy da sorduğu sorulara tek bir yanıt bulamamış ki herkesin özel ihtiyacının bilinmediğini “Anladım ki Tanrı insanların ayrı yaşamasını istemiyor; bu yüzden tek tek neye ihtiyaçları olduğunu açık etmiyor. Beraber yaşamalarını istediğinden hepsine kendileri ve diğerlerinin neye ihtiyacı olduğunu gösteriyor.” sözüyle ifade etmiştir. Son olarak 21.yüzyılda bile insanlığın sorguladığı “İnsan neyle yaşar?” sorusuna “sevgi” kavramıyla yanıt verir. Büyük yazar Tolstoy’un üç soru üzerine kitap yazıp iki soruya da “sevgi” yanıtını vermesi ironik gibi dursa da çoğu insanın içinde var olan ama dışa vurmadığı veya vurmaktan korktuğu “sevgi”yi parlatmaya çalışır. Peki, insan seviyor da ne oluyor? Sevgisiz insan yaşayamaz mı? İnsan sevmediği yemeği yemediği için aç kalır, sevmedikleriyle konuşmak zorunda kaldığında kendi benliğini yitirip ya ters çıkar ya da içine kapanır, sevmediği bir işte çalışırsa bir yerden sonra istifa eder ve parasız kalır: o hâlde insanı yaşatan sevgidir. Peki, sizce insan neyle yaşar?
Kaynak:
Tolstoy, Lev Nikolayeviç. İnsan Neyle Yaşar. Türkiye İş Bankası Yayınları, 2021.
Bu yazı, Koç Okulu'nun Felsefe dergisinde yayımlandı.
Yorumlar